Obezite tedavisinde yeni dönem! Ağızdan girip kesisiz mide küçültme operasyonu

792
obezite-ameliyatlarinda-yeni-donem-agizdan-girip-kesisiz-mide-kucultme-operasyonu

Koronavirüs vakaları her geçen gün artarken, obezite hastaları salgında en riskli grubu oluşturuyor.

Öyle ki  obezler enfeksiyonlara karşı daha duyarlı. Ve belirtileri daha şiddetli yaşıyor. İyileşme süreleri de daha uzun oluyor.

Bazı hastalar doğru diyet ve yaşam tarzı değişiklikleriyle obeziteden kurtulabilirken, bazıları  ise çareyi obezite ameliyatlarında görüyor. Ancak, bu yeni dönemde, obezite hastaları, cerrahi yöntem yerine, endoskopik olarak yani ağızdan girilerek yapılan, kesisiz mide küçültülme işlemini tercih ediyor.

Koronavirüs vakaları her geçen gün artarken, obezite hastaları salgında en riskli grubu oluşturuyor. Öyle ki obezler enfeksiyonlara karşı daha duyarlı. Ve belirtileri daha şiddetli yaşıyor. İyileşme süreleri de daha uzun oluyor. Bazı hastalar doğru diyet ve yaşam tarzı değişiklikleriyle obeziteden kurtulabilirken, bazıları ise çareyi obezite ameliyatlarında görüyor. Ancak, bu yeni dönemde, obezite hastaları, cerrahi yöntem yerine, endoskopik olarak yani ağızdan girilerek yapılan, kesisiz mide küçültülme işlemini tercih ediyor.

AĞIZDAN GİRİP KESİSİZ MİDE KÜÇÜLTÜLÜYOR

İleri Endoskopi Merkezi’nden Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Erdem Akbal, endoskopik obezite tedavisini ilk uygulayan merkezlerden biri olduklarını belirterek, yöntemin nasıl uygulandığını şöyle açıkladı: “Laparoskopik (kapalı) yöntem, karın bölgesinde açılan birkaç delikten girilerek midenin bir kısmının kesilerek çıkartılmasıdır. Bu sayede mide küçültülür. Endoskopik yöntemde ise ağız içerisinden girilerek mide içerisi özel endoskopik dikişlerle küçültülmektedir. Dolayısıyla yine tüp mide yapılır ancak farkı kesilerek parça çıkarılmaz, dikişlerle mide küçültülür. Endoskopik sleeve gastroplasti, endoskopik olarak yani ağızdan girilerek, kesisiz bir şekilde midenin küçültülmesi işlemidir. Hasta işlem sonrası sağlıklı bir şekilde kilo verme sürecine girer ve kalıcı sonuçlara kısa zamanda ulaşılabilir. Birinci yılın sonunda ortalama kilo kaybı yüzde 17-20 oranında gerçekleşir. Bu sayede hem estetik görünüm açısından istenilen forma ulaşılıyor. Hem de obezitenin neden olduğu pek çok ciddi hastalık önleniyor.”

KİŞEYE ÖZEL

Prof. Dr. Akbal, beden kitle indeksi 35’in üzerinde olan ya da diyabet, hipertansiyon gibi ek hastalığı olup beden kitle endeksi 30’un üzerinde olan hastalarda, diyet ve yaşam tarzı değişiklikleriyle kilo veremeyen obezite hastalarında bu yöntemin uygulanabildiğine dikkat çekerek “Diğer ameliyatlarda olduğu gibi bu yöntemde kişiye özeldir. Öncelikle hastanın diyetisyen desteğiyle kilo vermeyi denemiş, fayda sağlamamış olması gerekir. Ayrıca işlem öncesi hasta mutlaka psikiyatri, endokrinoloji, iç hastalıkları branş doktorları ile birlikte multidisipliner olarak değerlendirilir. Tüm tetkikleri ve anestezi görüşmesi yapılır. Uygulamaya engel herhangi bir hastalık ve herhangi bir psikolojik sorun bulunmuyor ise işlem gerçekleştirilir. Mide ile ilgili rahatsızlığı olan hastaların öncelikle tedavisi gerçekleştirilir. Ardından endoskopik sleeve gastroplasti işlemi yapılır. Ancak tümör varlığında bu yöntem uygulanmaz. Kesin bir engel olmamakla birlikte, vücut kitle indeksi 40-45 gibi çok yüksek değerlerde olan morbid obezite hastalarında kişiye özel cerrahi tekniklerin değerlendirilmesi gerekir” dedi.