Bir Obezin Zayıflama Öyküsü

0
404

4 yıl önce 60-65 kilogram olan Serim, oğlunun ve kendisinin hastalığı nedeniyle 125 kiloya kadar çıktı. Yeni Asır’da çıkan bir haber, obezite ile mücadelesine ve yeniden hayata bağlanmasına neden oldu

Dört yıl öncesine kadar 60-65 kilogram ağırlığında olan ancak yaşadığı sıkıntılar nedeniyle 125 kilograma kadar çıkan Efsun Serim, 15 ay içerisinde yeniden zayıflayarak normal kilosuna kavuşma öyküsünü Yeni Asır için anlattı. Efsun Serim, 34 yaşında. Efsun’un hayatını zindana çeviren olay 2008 yılında biricik oğlu Kağan’ın doğumuyla başladı. Kağan’ın doğuştan kalbinde tespit edilen rahatsızlık üzerine dünyası yıkılan Efsun, oğlu için işini bıraktı. Sıkıntılı süreci, “Kendimi yemeğe verdim” diye anlatan Efsun, kısa sürede şişmanlamaya başladı. Oğlunun hastalığıyla birlikte kendisinde de sedef hastalığı tespit edilen talihsiz Efsun, depresyonun zirvesine çıkarak psikolojik yardım almaya başladı. Bir süre sonra yürüyemez hale gelerek 125 kilograma kadar çıkan Efsun Serim, obezite ile mücadelesini ve yeniden hayata bağlanma öyküsünü Yeni Asır okuyucuları için anlattı.

NEDENİ MUTSUZLUK

– Kilo sorununuz ne zaman başladı?

Dünyaya gözlerimi 3.5 kilo açmışım. Çocukluğum, gençliğimde kilom 60-65 arasında değişiyordu. 2008’de hamile kaldım, yine de 7 kilo almıştım. Kağan doğduktan sonra kalbinde rahatsızlık tespit edildi. Bu sıkıntı benim metabolizmamı bozdu. Ardından polikistik over ve insülin direncinde rahatsızlar oluştu. Mutsuzluktan kendimi yemeğe verdim. Hiç farkına varmadan 60 kilogram aldım. 20 Temmuz 2011′de 125 kilogram olmuştum.

SEDEFİN ETKİSİ

– Kilonuz artamaya başlayınca rejim yaptınız mı?

Doktorlara, diyetisyenlere gittim rejim yaptım. İlk 80 kilo iken diyetisyene gittim ve 75’e düştüm. Sedef hastalığı çıktı, kendimi dünyaya kapattım. Tartıya çıkınca moral daha da bozuluyor. 80-90 ve 100 kilogram. 100’den sonra artık dünya bitmiş geliyor size. “Bu kilolar gitmeyecek” diyorsunuz kendi kendinize.

– Rejim yapmayı neden sürdürmedin?

Ben tatlıyı, çikolata ve şekeri hiç sevmem. Evimize 2 günde 1 ekmek alınır. Benim kilolarımın nedeni fark etmeden yediklerim. Abur cuburlar, bisküvi, cips… Bir de hareket yok, evde oturuyorsun bütün gün dışarı çıkmıyorsun. Metabolizma çalışmıyor. Rejim yapıyordum, doktorların verdikleri ot, tatsız tuzsuz yiyecekler… 1 hafta geçiyor, bir çıkıyorsun tartıya 1 kilo bile oynamamış. Bir süre sonra ‘aman zaten olmuyor’ diyorsun.

‘ŞİŞMAN’ DENMEDİ

– 125 kiloya ulaşana kadar eşin, ailen veya arkadaşların uyarmadı mı?

Kimse kilom hakkında yorum yapmadı. Eşim bir gün dahi bir şey söylemedi. ‘Efsun çok kilo aldın versen iyi olur diye bir şey denmedi’ Keşke deselerdi. “Yüzün çok güzel, bu kilon sana yakışıyor”, “Boyun uzun kiloların hiç belli olmuyor.” Dalga geçmek, kötü bakmak belki o bile frenlerdi ama bana hiç olmadı. Aynada sadece yüzüne bak, yüzünü beğeniyorsun, aşağısını görmüyorsun. Öyle kendimi avutup görmezlikten gelmişim. Keşke 80-90 kiloyken biri, “Efsun bak gidiyorsun” deseydi, belki o zaman 125 kilo olmazdım.

“Hayatım Yeni Asır ile değişti”

– Nasıl kilo verdiniz?

Geçen yıl Anneler Günü’nde ailemle kahvaltıya gittik. Eşim Yeni Asır Gazetesi almış, Antalya’da Pamukkale Üniversitesi’nin (PAÜ) düzenlediği obezite toplantısı haberi vardı. Eşim, “Denizli’de ne varmış” dedi. Ömrümüzdeki ilk kilo muhabbeti odur. Gazeteyi okudum ve ertesi gün PAÜ’de hocayla konuşup tüp mide ameliyatı olmaya karar verdim. Tek istediğim sağlığıma yeniden kavuşup, oğlum Kağan ile istediğim zaman dışarıya çıkıp onunla rahatça oynayabilmekti. Tüp mide ameliyatı oldum. İlk ay 16 kilo verdim. Beş ay sonunda 50 kiloya yakın vermiştim. 15 ayda ise 65 kilogram verdim.

BEBEK MİDESİ GİBİ

– Ameliyattan sonra nasıl beslendiniz?

Doktorum ne dediyse harfiyen uydum. Protein ağırlıklı beslendim. Midemiz ameliyat olduktan sonra 30 cc büyüklüğüne geliyor. Bebek midesi gibi. Bebeği ilk anne sütüyle besliyorsun, sonra yavaş yavaş katılaşma şeklinde gidiyor. 5 haftayı doldurduktan sonra hayata hazırsın. Ameliyattan sonra hiç bulgur yemedim. Meyveleri kabuklarıyla yememeye dikkat ediyorum. Masada köfte ve patates varsa köfteyi seçiyorum.

– Obez olduğun zamanlarda özlediğin bir şey var mı?

Hayır, şimdi tokluk hissi nedir onu öğrendim. 125 kiloyken doymak bilmiyorsun. Mide balon gibi şiştikçe şişiyor. Şu an doymayı biliyorum. Mide sana diyor ki “dur”, “durmazsan çıkaracağım ben” bunu diyor. Tek özlediğim şey lıkır lıkır su içmek. Şimdi yudum yudum içiyorsun, yavaş yavaş. Köfte yerken ayran içemiyorum. Sıvı ve katı yan yana olmuyor. Asitliler yok, gazoz, kola içmedim. Vücudun alışık olmadığı bir anda yemeyi kesiyorsun. Bu nedenle saçlarda dökülme oldu. Ama şimdi çıktı. Eskisinden daha çok ve kıvırcık çıkıyorlar. Her ay kontrollerim var. Sürekli tahliller var ona göre vitamin takviyesi veriliyor. Şükür bende takviye gerektirecek bir şey olmadı.

“İKİ KİŞİLİK YEMEK”

– Yediklerinin ne zaman farkına vardın?

Tüp mide ameliyatının ardından her zamanki gibi evde 3 kişilik yemek yaptım. Ertesi güne kalmaması için evde yemeği günlük yaparım. Taze fasulye, pilav ve cacık yaptım. Ben o zaman daha tam yiyemiyordum. Eşim ve oğlum doyup kalktılar. Orada benim şimşekler çaktı. Tenceredeki fasulye ve pilavı yarısı duruyordu. O kalan yarım tencereler bana ait, benim yediklerimdi. Ben orada anladım. Kalanı ben yiyormuşum. Ne yediklerine baksınlar. O yaşadığım şoku anlatamam. Aman kalmasın, dökülmesin, günah olur dediklerim beni mahvetmiş. Bunlar benim fark etmeden yediklerimdi. Şimdi tencereler küçüldü. İki kişilik pişiriyorum 3 kişi yiyoruz. Kendime ait tabağımı küçülttüm. Hem gözüm hem karnım doyuyor.

“Kendinizi kandırmayın”

– Obezlere bir tavsiyen var mı?

Öncelikle kendilerini kandırmasınlar, “benim yüzüm güzel”, “benim boyum uzun” diye. Dışarıdan birileri onları ciddi bir şekilde “bak çok kilo alıyorsun dikkat et” diyorlarsa bunu duygusal olarak ele almasınlar, “dur” desinler. Çok sıkıntı çektim, hem aşırı kilolarımdan dolayı hem de yaşadığım sorunlardan. Şimdi çok mutluyum, oğlum iyileşti. Onun da özgürce koşup oynayabiliyorum. En önemlisi de artık sağlıklıyım.

“Ayakkabı numaram da küçüldü”

– Zayıfladıktan sonra vücudunuzda yaşadığınız başka değişiklik var mı?


Ayak numaram da küçüldü, 40’dan 37’ye düştü. O da beni çok şaşırtmıştı. 30 kilo verdikten sonra ayakkabılar bol gelmeye başladı. Ayakkabı almaya çıktım. Satıcıya 40 numara giyiyorum dedim. 40-39-38 derken dükkandan 37 numara ile çıktım. “Bu da mı kiloymuş?” dedim kendi kendime.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz